Foraminal Stenoz
3 Mart 2022

Foraminal Stenoz: omurganın bir kısmı daralır, sinir(ler)i sıkıştırır; vücudun diğer bölgelerinde uyuşma ve/veya ağrı ile sonuçlanır.

Omurgamızda omurlar arasında, hareket ve yük taşımaya imkân sağlayan ‘disk’ adı verilen yapılar bulunur. Her omur iki kısımdan oluşur- omur gövdesi ve omur kemeri. Bu iki parça birlikte omurilik kanalı için merkezi bir açıklık ve omurilikten gelen sinirlerin kollara, bacaklara ve vücudun diğer kısımlarına gitmesini sağlayan foramen adı verilen ek açıklıklar oluşturur

Foraminal Stenoz neden olur?

Spinal stenozun birçok nedeni vardır. Ortak noktaları, omurganın yapısını değiştirerek omuriliğinizin ve omurganın içinden çıkan sinir köklerinin etrafındaki boşluğun daralmasına neden olmalarıdır. Omurilik ve / veya sinir kökleri sıkışır bu da bel ağrısı ve siyatik gibi semptomlara neden olur.

Spinal stenozun nedenleri şunları içerir:

Kemik büyümesi / artritik durumlar: Osteoartrit, omurganız da dahil olmak üzere eklemlerinizdeki kıkırdağı parçalayan “aşınma ve yıpranma” durumudur. Kıkırdak, eklemlerin koruyucu kaplamasıdır. Kıkırdak yıprandıkça kemikler birbirine sürtünmeye başlar. Vücudunuz yeni kemik üreterek yanıt verir. Kemik çıkıntıları veya aşırı kemik büyümesi sıklıkla görülür. Omurgadaki kemik yapılar omurilik kanalına doğru uzayarak alanı daraltır ve omurgadaki sinirleri sıkıştırır.

Fıtıklaşmış diskler ve kemik çıkıntıları, spinal stenozun iki yaygın nedenidir. Bunların dışında:

  • Kalınlaşmış bağlar ve eklemler: Ligamentler, omurgayı bir arada tutan lif bantlarıdır. Artrit, bağların ve faset eklemlerin zamanla kalınlaşmasına ve spinal kanal boşluğuna doğru şişmesine neden olabilir.
  • Omurilik kistleri veya tümörleri: Omurilik içinde veya omurilik ile omurlar arasındaki büyümeler, alanı daraltabilir ve omurilik ve sinirlerine baskı uygulayabilir.
  • Konjenital spinal stenoz: Bu, kişinin küçük bir spinal kanal ile doğduğu bir durumdur.

Belirtiler ve Tanı

Foraminal stenozun semptomları arasında uyuşma, vücudun diğer bölgelerine yayılan ağrı, yanma hissi, giderek kötüleşen sırt veya boyun ağrısı ve kollarda ve bacaklarda karıncalanma veya “iğnelenme” hissi sayılabilir.

Omurganın servikal bölümündeki bir foramen daralırsa, omuzlarda, kollarda ve ellerde semptomlar hissedilir.

Lomber foramen etkilenirse, bacaklarda, ayaklarda ve kalçalarda semptomlar hissedilecektir. Ağrı karakteristik olarak oturmak, yürümek, öksürmek ve ıkınmak ile artar; istirahatle azalır. Spinal stenozun klasik bulgusu olan nörojenik kladikasyon, yürüme ile  bacaklarda oluşan, özellikle de baldırlarda ağrı, uyuşma ve karıncalanma ile karakterizedir ve dinlenme ile azalır. Tipik olarak belden başlayıp bacaklara yayılsa da her zaman aynı olmayıp ağrının yeri ve karakteri gün içerisinde bile değişebilir.

Çoğu hastada kramp yakınması ve yaygın uyuşma, hatta yürürken bacaklarda ani oluşan güçsüzlük hissi (boşalma) vardır. Hastaların tipik bir ayakta duruş şekli ve yürüyüşü mevcuttur. Darlığın ve sinir basısının seviyesine göre bacağın değişik kısımlarına yayılan ağrı (siyatalji) ortaya çıkabilir. Ağrıyı ve sıkışan sinir köklerinde gerginliği azaltmak için omurgada eğrilikler görülebilir ve lomber lordoz (bel kavsi) azalabilir. Bu durum genellikle halk arasında belde düzleşme olarak tarif edilir.

Hastalarda bir süre sonra baskıya uğrayan sinir kökünün seviyesine göre değişik kas bölgelerinde hareket gücünde azalma, his ve refleks kusurları ortaya çıkabilir. Tedavi edilmeyen hastalar, barsak ve mesane kontrolü (idrar-dışkı kaçırma) ile ilgili sorunlarla da doktora başvurmaktadır.

Tedavi

İlaç: Spinal stenoz ilaç tedavisinde temel amaç ağrıyı kesmek ya da azaltmaktır.

Fizyoterapi: Spinal stenoz hastası pek çok insan ağrıyı azaltmak için hareketsiz kalmayı tercih eder. Ancak bu, daha fazla ağrıya neden olabilecek kas zayıflığına yol açabilir. Bir fizyoterapist size yardımcı olabilecek egzersizleri öğretebilir. Bu egzersizler ile:

  • Gücünüz ve dayanıklılığınız artar
  • Omurganızın esnekliğini ve stabilitesini koruyabilirsiniz.
  • Dengeniz gelişir.

Steroid enjeksiyonları

Sinir kökleri, sıkıştıkları noktalarda tahriş olabilir ve şişebilir. Bu bölgeye enjekte edilen steroid ilacı (kortikosteroid) şişliği ve iltihabı azaltır ve ağrının hafiflemesine yardımcı olabilir.

Konservatif yöntemlere cevap vermeyen ve hastanın günlük yasam aktivitelerini belirgin olarak kısıtlayan ciddi ağrı varlığında ve nörolojik bulguların oluştuğu hastalarda cerrahi tedavi gerekliliği ortaya çıkar.

Cerrahi tedavide birincil amaç omurilik üzerindeki basının kaldırılmasıdır. Bu olay dekompresyon olarak adlandırılır ve genellikle bel bölgesinden yapılan girişim sonrası spinal kanalın arka duvarını oluşturan kemik yapılarının çıkartılması (laminektomi) ile sağlanır. Dekompresyonun bir diğer aşaması da bası yapan disklerin temizlenmesidir. Disklerin çıkartılması sonrası omurların arasında oluşan boşluk, omurganın ön kısmının desteklenmesi amacıyla kemik greftleri ile doldurulan titanyum kafesler yerleştirilerek sağlanır. Yine arka kısımdan uygulanan vida tespitleri ile omurga dengesinin ve stabilizasyonunun sağlanması (posterior enstrümentasyon), cerrahi sonrası hasta konforunun sağlanmasında ve hastalığın yinelenmesinin önlenmesinde esastır. Omurganın normal fizyolojik eğriliklerinin yeniden sağlanması (Spinal denge) cerrahi tedavi sonucunda mutlaka elde edilmelidir. Bu dönemde de fizik tedavi ve klinik egzersiz oldukça önemlidir. Özellikle osteoporozu olan hastalarda omurga implantlarının sement olarak adlandırdığımız çimentolama sistemleri ile güçlendirilmesi gerekir.