Ankilozan Spondilit
2 Mart 2022

Ankilozan spondilit, öncelikle omurgayı etkileyen bir artrit türüdür. Hastalık, omurga boyunca eklemlerde iltihaplanma ve bunun sonucunda sertlik ve ağrı ile karakterizedir. Diz ve omuz eklemleri de etkilenebilir.

Ankilozan spondilitte omurga eklemlerindeki iltihaplanma tipik olarak omurların parçalarının ve omurgadaki eklemlerin birbirine kaynaşmasına neden olur. Omurların parçaları birlikte büyüdükçe (veya “kaynaştıkça”), omurga daha sert ve bükülmez hale gelir.

Füzyon (kaynaşma), kemiğe tutunma bölgesindeki bağların veya tendonların iltihaplanmasına bir tepki olarak gerçekleşir. Enflamasyon, bağlantı bölgesinde kemiğin aşınmasına neden olur ve ardından enflamasyon azaldıkça vücudun doğal iyileşme süreci, yerinde yeni kemik büyümelerine neden olur.Bu yeni kemik, doku veya bağların elastik kalitesinin aksine sert olduğu için, omurganın normal hareket açıklığı azalır.

Hastalık erkeklerde kadınlara göre 3 kat daha fazla görülmektedir. AS’nin 8-45 yaş arasında başlayabileceği bilinse bile genellikle 15-30 yaş arasında, en sık olarak da 24 yaşında başladığı belirlenmiştir. Niçin genç yaşlarda başladığı bilinmemektedir.

Ankilozan spondilite (AS) ne sebep olur?

Araştırmalar, ankilozan spondilitin genetik temeli olan kalıtsal bir durum olduğunu göstermiştir. Ankilozan spondiliti olan hemen hemen herkes HLA-B27 adı verilen spesifik bir gen taşır .

Semptomlar neler?

Erken evrelerde, durumun teşhisine yardımcı olabilecek pek çok semptom olmayabilir. Bununla birlikte, durum ilerledikçe, bireyler bel ve kalçalarda ağrı ve sertlik yaşamaya başlarlar. Tipik olarak, durum bel ve kalçaları etkiler, ancak zamanla tüm omurgayı içerebilir. Etkilenebilecek diğer alanlar omuz eklemi, göğsün önündeki kıkırdak ve topuk çevresindeki kıkırdaktır.

AS nasıl teşhis edilir?

Ankilozan spondilit tanısı, X-Ray yardımıyla konur. Tipik olarak, görünüm ‘bambu omurga’ olarak tanımlanmıştır. Omurga, bir bambu çubuğu gibi dizilmiştir.

Klinik muayene sırasında doktor, ankilozan spondilit ile ilişkili esneklik kaybının derecesini belirlemek için farklı omurga hareketlerini yaptırır. Akciğer kapasitesi ölçülür.  Daha önce bahsedilen spesifik genin varlığını belirlemek için genetik çalışmalar yapılır ancak ankilozan spondilit teşhisine yardımcı olabilecek spesifik laboratuvar testleri yoktur. HLA B27 geninin varlığının mutlaka kişide ankilozan spondilit olduğu anlamına gelmediği akılda tutulmalıdır.

Bazı durumlarda, omurganın MRG’si, durumun teşhisinde faydalı olabilir.

Tedavi

Tedavinin amacı ağrıyı azaltmak ve hareketliliği yeniden sağlamaktır. Sigarayı bırakmak ve kilo vermek gibi yaşam tarzı değişiklikleri önerilir. Steroid olmayan antiinflamatuar ilaçlar (ağrı kesiciler) erken evrelerde faydalıdır.

Fizyoterapi ve klinik egzersiz, ankilozan spondilit tedavisinde sıklıkla izlenen başka bir yoldur. Normal duruşu korumak ve daha fazla bozulmayı önlemek amacıyla hastalara postür egzersizleri, normal eklem  hareket açıklığı egzersizleri ve germe egzersizleri önerilir.